AnaSayfa          

Ana Sayfa
Sohbet Chat
Haberler
Canli Sohbet
Sarki Sözleri
Komik Animasyon
Komik Fikralar
Komik Yazilar
Güzel Sözler
Güzeller
Duvar Yazıları
Guzel Kiz Resimler

Sevgi Ve Ask

Ask Turleri
Ask Acisi
Askta Gizlilik
Sevgi Nedir
Sevgi Hakkinda
Sevgi Testi
Yaz Aşki
Burçlar
Burclar ve Ask
Burclar ve Anne
Burclar Ve Ciceklerı
Burclar Ve Diyet
Burclar ve Parfum
Burclar ve Beklenti

ŞiirLer

Aşk ŞiirLeri
Ataturk ŞiirLeri
10 Kasim ŞiirLeri
Cocuk SiirLeri
GüzeL ŞiirLer
Ögretmen Şiirleri
CumhuriyetSiirleri
Mezar Yazilari
Bebek isimLeri
Msn ifadeleri
Msn Nick Name
Msn Avatarlari
Msn Şekilleri
Msn Arka Plan
       Açılış sayfam yapmak istiyorum.               Favorilerime Ekle

Aşk Hikayeleri

Ölümsüz Kırmızı Güller..

Kan rengi, kıpkırmızı güllere bayılırdı. Zaten onlarla adaştı

da Kocasının sevgili Rose'si idi...Her Sevgililer Gününü kapısının önünde bulduğu enfes fiyonklarla süslü kucak dolusu kırmızı güllerle kutlardı. Hiç aksamadan. Hatta, eşini kaybettiği yıl dahi kapısı çalınmış, gülleri kucağına bırakılmıştı.Tıpkı geçmişte olduğu gibi, küçük bir kartla birlikte. Her yıl güllere iliştirdiği karta ayni cümleleri yazardı : "Seni bu sene, geçen senekinden daha çok seviyorum." Birden, bunların son gülleri olduğunu düşündü. Önceden ısmarlamış olmalıydı. Öleceğini nasıl bilebilirdi? Zaten her şeyi önceden planlamayı ve yapmayı severdi. Gülleri özenle içeri taşıdı. Saplarını kesti, vazoya yerleştirdi. Vazoyu da konsolun üzerine, eşinin kendisine, gülümseyen fotoğrafının yanına koydu. Orada kocasının koltuğunda oturup saatlerce gülleri ve fotoğrafı seyretti. Sessizce... Bitmek bilmeyen bir yıl geçti. Yapayalnız ve hüzün dolu bir yıl... Sonra bir sabah kapı çalındı. Tıpkı eski günlerde olduğu gibi kıpkırmızı gülleri, üzerinde küçük kartıyla birlikte eşikteydi. Sevgililer Günü'nü kutluyordu. Gülleri içeri aldı. Şaşkınlık içinde doğru telefona gitti. Çiçekçi dükkanını aradı. Onu bu kadar üzmeye kimin ne hakkı vardı? Biliyorum dedi, çiçekçi. Eşinizi geçen yıl kaybettiniz. Telefon edeceğinizi de biliyordum. Bugün size yolladığım gülleri çok önceden ısmarlayıp, parasını da ödemişti. Hep öyle yapardı zaten. Hiç şansa bırakmazdı. Dosyamda talimat var. Bu çiçekleri size her yıl yollayacağım. Bir de özel kart vardı. Kendi el yazısıyla. Bilmeniz gerek diye düşünüyorum. Ölümünden sonra çiçeklere iliştirmemi istediği kart. Rose hıçkırıklar arasında teşekkür ederek telefonu kapadı . Parmakları titreyerek zarfı açtı. "Merhaba sevgilim" diye başlıyordu kart. "Bir yıldır ayrıyız. Umarım senin için çok zor olmamıştır. Yalnızlığını ve acılarını hissedebiliyorum. Giden sen, kalan ben olsaydım neler çekerdim, kim bilir? Sevgi paylaşıldığında yaşamın tadına doyum olmuyor. Seni kelimelerle anlatılamayacak kadar çok sevdim. Harika bir eştin. Dostum, sevgilim, benim. Sadece bir yıldır ayrıyız. Kendini bırakma. Ağlarken bile mutlu olmanı istiyorum. Onun için bundan sonraki yıllarda güller hep kapımızda olacak. Onları kucağına aldığında paylaştığımız mutluluğu ve kutsandığımızı düşün. Seni hep sevdim. Her zaman da seveceğim. Ama yaşamalısın. Devam etmelisin. Lütfen mutluluğu yeniden yakalamaya çalış. Kolay değil, biliyorum ama bir yolunu bulacağına eminim. Güller, senin kapıyı açmadığın güne dek gelmeye devam edecek. O gün çiçekçi beş ayrı zamanda gelip kapıyı çalacak, eve dönüp dönmediğini kontrol edecek. Beşinciden sonra emin olarak gülleri ona verdiğim yeni adrese getirip seninle yeniden ve ebediyen kavuştuğumuz yere bırakacak.."

 

Ateş ve Su

 

Ateş bir gün suyu görmüş yüce dağların ardında
sevdalanmış onun deli dalgalarına.
Hırçın hırçın kayalara vuruşuna,
yüreğindeki duruluğa
Demiş ki suya:
Gel sevdalım ol,
Hayatıma anlam veren mucizem ol...

Su dayanamamış ateşin gözlerindeki sıcaklığa
al demiş;
Yüreğim sana armağan...
Sarılmış ateşle su birbirlerine
sıkıca, kopmamacasına...

Zamanla su, buhar olmaya,
ateş, kül olmaya başlamış.
Ya kendisi yok olacakmış, ya aşkı...
Baştan alınlarına yazılmış olan kaderi de
yüreğindeki kederi de
alıp gitmiş uzak diyarlara su...

Ateş kızmış, ateş yakmış ormanları...
Aramış suyu diyarlar boyu,
günler boyu, geceler boyu
Bir gün gelmiş, suya varmış yolu
Bakmış o duru gözlerine suyun,
biraz kırgın, biraz hırçın.

Ve o an anlamış;
aşkın bazen gitmek olduğunu.
Ama gitmenin yitirmek olmadığını....
Ateş durmuş, susmuş, sönmüş aşkıyla.

İşte o zamandan beridir ki:
Ateş sudan,
su ateşden kaçar olmuş..

Ateşin yüreğini sadece su,
Suyun yüreğini
Sadece ateş alır olmuş...

 

 
  aysohbet SohbetChat Sevgi Aşk Sitesi sohbet siteleri sohbet sitesi canlı sohbet canli sohbet chat chat odası sohbet kanalları sohbet yeri sohbet mekani sohbet siteleri site Sohbetyap siverek sohbet sibel_show arzu_show ayse_show kekili_show cansu_show sudenaz_sohbet cansu_sohbet eda_sohbet aysohbet sinem_sohbet ayse_sohbet elif_show zuhal_show duygu_show suzan_show
 
AySohbet.Com - 2008